Kategori arşivi: Teknoloji

Euro 6 emisyon düzenlemesine geçiş sürücüler açısından ne anlama geliyor?

Türkiye’de Euro6’ya geçişin ilk aşaması 1 Ocak 2015 itibarıyla gerçekleşecek.  Avrupa egzoz gazı emisyon mevzuatına göre, yeni araçlarda CO2 emisyonu 2015 yılına kadar km başına ortalama 130 g olacak şekilde düzenlenmiş olmalı.

Okumaya devam et

Toyota’dan Şehir İçi Ulaşımda Devrim

Toyota, ultra-kompakt elektrikli otomobiller ile şehir içi toplu taşıma sistemini entegre eden, tamamen yeni bir sürdürülebilir ulaşım “Cité lib by *Ha:mo” projesine Fransa’nın Grenoble şehrinde başlıyor.

Yeniliklerin öncüsü Toyota, çevreci teknolojilerin lider markası olarak şehir içi ulaşımında devrim niteliği taşıyan bir ortaklığa imza attı. 5 şirketin ortaklığında gerçekleştirilen bu eşsiz projede Toyota, Grenoble Şehir Yönetimi, Metro Yönetimi, Fransız elektrik şirketi EDF, ona bağlı Sodetrel şirketi ve deneyimli araç paylaşım operatörü Cité lib yer alıyor. Bu yenilikçi otomobil paylaşım hizmeti, şehirlerde yaşayanlar için kişisel sürdürülebilir ulaşım adına devrim yaratacak bir çözüm sunuyor. Toyota, ultra kompakt i-ROAD ve Toyota Auto Body COMS kişisel mobilite otomobilleri ile gerçekleşecek projede önemli bir role sahip.

1 Ekim 2014 tarihinde başlanacak ve 3 yıl sürecek proje boyunca; 35 adet Toyota i-ROAD ve 35 adet Toyota Auto Body COMS elektrikli otomobil ve 27 şarj noktası kullanılacak.

Stressiz ve çevreci yolculuklar

Toyota’nın ilk etapta 70 araçla hizmet vereceği ve süreç içinde geliştireceği sistemi kullanmak için, yolcuların Cité lib aplikasyonunu akıllı telefonlarına indirmeleri veya Cité lib web sitesinden otomobil rezervasyonu yaptıktan sonra, otomobili alacakları ve  bırakacakları şarj noktalarını seçerek ödeme yapmaları yeterli oluyor. Araçlar ve şarj istasyonları, Grenoble ulaşım sisteminin bilgi teknolojileri altyapısına bağlı olarak çalışıyor. Kullanıcılar, otomobili bir şarj noktasından alıp, gidecekleri yerde bulunan diğer şarj noktasına bırakacaklar, bu sayede ilk aldıkları noktaya aracı teslim etmelerine gerek kalmayacak.

Diğer şehir içi taşımacılık ağlarıyla bağlantılı olan bu sistem, böylece CO2 emisyonlarının azalmasına önemli ölçüde katkı sağlayarak, insanların daha temiz bir hava solumasını sağlayacak.

Şehir içi seyahatler konusunda yapılan kapsamlı araştırmaların ardından genel olarak kısa seyahatler için düzenlenen sistem, 15 dakikaya kadar olan yolculuklarda 3 Euro’ya mal oluyor. Toplu Taşıma Kartı sistemi de olan uygulamada kartı olanlar ilk 15 dakikaya 2 Euro ve ardından her 15 dakikaya 1 Euro ödeyerek daha ucuza seyahat edebiliyorlar. Maksimum dört saatlik kullanım bedeli ise 17 Euro oluyor.

Toyota projeye, sadece otomobil sağlayarak destek vermeyecek ayrıca daha önce “Toyota City”de pilot uygulamasını yaptığı otomobil paylaşımı yönetim sistemi olan *Ha:mo sisteminin yönetimini de üstlenecek.

 

Toyota orta ve uzun vadede Hibrit ve yakıt hücreli Fuel Cell teknolojilerinin en ekonomik ve ekolojik çözüm olduğuna inanıyor. Toyota, kompakt elektrikli otomobilleri de, şehir içi ulaşımlarda veya toplu taşıma ağına entegre edilerek son noktaya varış için uygun çözüm olarak görüyor. Bu otomobillerin kompakt yapıları ayrıca park alanı bulma sorununu da ortadan kaldırıyor. Kullanıcılar hedef şarj noktalarında kendileri için ayrılan yerlere park ederek, aracı tekrar şarja takıyorlar ve kullanma işlemi sona eriyor. Böylece elektrikli Toyota i-ROAD ve Toyota Auto Body COMS diğer kullanıcı için hazır şekilde bekletiliyor.

Yenilikçi, eğlenceli bir sürüşe sahip Toyota i-ROAD, motosikletlerin sağladığı manevra kabiliyetini, otomobillerin sunduğu konfor ve denge ile birleştiriyor. Motosiklet gibi arka arkaya oturma düzeniyle i-ROAD, 2 kişilik ulaşımda tercih edilen model olacak. Diğer model olan 4 tekerlekli Toyota Auto Body COMS ise, kullanıcıya 1 kişilik oturma alanı ve ayrıca bagaj alanı sunuyor.

Yeni Volvo XC90: Yenilikçi IntelliSafe çözümleri zorlu park ve dar manevraları kolay ve güvenli kılıyor

Modern otomobil kullanıcılarının akıllı fonksiyonellik beklentisi çerçevesinde tasarlanan yeni Volvo XC90, zorlu park koşullarını ve dar alanlarda manevrayı kolaylaştıran bir dizi yenilikçi çözüme sahip. Okumaya devam et

İnternet bağlantılı otomobillerde güvenlik açığı

İnternet Bağlantılı Otomobiller Hayatı
Kolaylaştırırken Güvenlik Riski de Taşıyorlar

Bağlantılı otomobillerdeki gizlilik, yazılım güncellemeleri ve otomobile yönelik mobil uygulamalar; siber suçluların potansiyel olarak saldırı düzenleyebileceği üç alan olarak öne çıkıyor.

Kaspersky Lab ve İspanya’nın önde gelen pazarlama ve dijital medya şirketi IAB, First Annual Connected Cars Study’nin (Yıllık Bağlantılı Otomobil Çalışması) sonuçlarını yayınladı.

Bu çalışmanın temel amacı, önemli bazı sorulara cevap vermekti. Ve yazılım ekosistemine dair mevcut tüm bilgileri birleştirerek, bağlantılı otomobil pazarına genel bir bakış sağlamaktı.
Sürücüler, yeni nesil “bağlantılı otomobiller”de bulunan haberleşme ve İnternet hizmetleri hakkındaki güvenlik endişelerini artık göz ardı etmeliler. Bu yalnızca aracınızı güvenli bir şekilde park etmenize yardımcı olmaktan çok daha fazlası; artık sosyal ağlara erişim, e-posta, akıllı telefon bağlantısı, rota hesaplaması, araç içi uygulamalar vb. uygulamaları kapsıyor. Bu teknolojiler, bir yandan sürücülere büyük avantajlar sağlarken aynı zamanda günümüz kullanıcıları için yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle, siber saldırılarla, kaza veya hileli bakımla sonuçlanabilecek farklı vektörleri analiz etmek önemli.

Gizlilik, güncellemeler ve bu araçlara özel akıllı telefon uygulamaları, siber suçlular için üç ayrı saldırı vektörüne dönüşebiliyor. Kaspersky Lab Baş Güvenlik Araştırmacısı Vicente Diaz şu yorumu yapıyor: “Bağlantılı otomobiller, çok uzun zamandır PC ve akıllı telefon dünyasında mevcut olan tehditler için yeni bir kapı açabilir. Örneğin bağlantılı otomobil sahipleri, şifrelerinin çalınmasıyla karşı karşıya kalabilir. Bu aracın yerini belirlemeyi ve kapı kilitlerini uzaktan açmayı sağlayacaktır. Gizlilik konuları oldukça önemlidir ve günümüz sürücülerinin daha önce var olmamış yeni risklerin farkında olması gerekiyor” dedi.

Kaspersky Lab’ın BMW’nin ConnectedDrive sisteminin analizine dayanan kavram kanıtı, birkaç tane potansiyel saldırı vektörü buldu:

Çalınan Kimlik Bilgileri: Kimlik avı, tuş kaydediciler veya sosyal mühendislik gibi tanıdık araçları kullanarak BMW’nin web sitesine erişmek için gereken kimlik bilgilerini çalan ve kullanıcı bilgilerine yetkisiz bir şekilde erişim sağlayan üçüncü taraflar ardından aracın kendisine de erişim sağlayabilir. Böylece, aynı kimlik bilgileriyle mobil bir uygulama yükleyerek ve potansiyel olarak otomobili açmaya gerek duymadan uzaktan hizmetleri etkinleştirerek otomobili hareket ettirmeleri mümkün olmakta.

Mobil Uygulama: Mobil uzaktan çalıştırma hizmetlerini etkinleştirdiğinizde, aracınız için yeni bir anahtar seti oluşturmuş olursunuz. Uygulama güvenli olmadığında, telefonunuzu her kim çalarsa araca da erişim sahibi olabilecek. Çalıntı bir telefon sayesinde, veritabanı uygulamalarını değiştirmek ve herhangi bir PIN doğrulamasını atlatmak mümkün olacaktır. Bu da siber bir saldırganın uzaktan hizmetleri etkinleştirmesini kolaylaştırır.

Güncellemeler: Bluetooth sürücüleri, BMW web sitesinden indirilen bir dosyanın bir USB’ye yüklenmesi ile güncellenir. Bu dosya şifreli ya da imzalı değildir ve araç üzerinde çalışan dahili sistemler hakkında bir sürü bilgi içermekte. Bu bilgilerle potansiyel bir saldırgan, hedeflenen ortama erişim sağlayabilir ve hatta zararlı kod çalıştıracak şekilde değişiklik yapabilir.

Haberleşme: Bazı fonksiyonlar, aracın içindeki SIM’i kullanarak SMS üzerinden iletişim kurabilir. Bu haberleşme kanalına girmek, operatörün şifreleme düzeyine bağlı olarak, ‘sahte’ talimatlar gönderilmesini mümkün kılar. En kötü senaryoda, bir suçlu BMW’nin haberleşme sistemini kendi talimatları ve hizmetleri ile değiştirebilir.

Çalışma, pazardaki bağlantı platformlarıyla ilgili iş modellerini ve gelecekteki eğilimleri keşfetmenin yanı sıra İspanyol otomobil sektöründeki çevrimiçi bağlanabilirliği ve öncü uygulamaları da inceliyor. 21 farklı araç modelini analiz eden rapordaki ana bulgular şöyle:

•İşletim Sistemi, bağlantı modları ve uygulamalar son derece parçalanmıştır.
•Ücretsiz hizmetlerde süre sınırı bulunmaktadır: birçok üretici yalnızca belirli bir süre için ücretsiz abonelik imkanı sunmaktadır.
•Kapsama problemleri: çevrimiçi birçok hizmet için 3G bağlantısı gerekmektedir
•Veri kullanımı: bazı kullanıcılar kullandıkları ek veriler için ödeme yapmak zorunda kalmaktadır.
•Ses asistanlar: modellerin çoğu, bağlantıları kontrol etmek için en güvenli yollardan biri olarak bu özelliği kullanmaktadır.

Bu çalışma, IAB İspanya tarafından Applicantes, Motor.com ve Kaspersky Lab ile birlikte yürütüldü.

Audi’den fiberglas amortisör

Audi ultra hafiflik üretim felsefesiyle geliştirilen ve çeliğe oranla yüzde 40 daha hafif olan fiberglas amortisörler, 2014 yılının sonuna doğru seri üretim modellerinde kullanacağını açıkladı Okumaya devam et

Toyota ile Panasonic işbirliği sayesinde evinizi otomobilinizden yönetin!

TOYOTA VE PANASONIC İŞBİRLİĞİ İLE JAPONYA’DA OTOMOBİLLER EV ALETLERİNE BAĞLANACAK

Yeniliklerin öncüsü Toyota, Panasonic işbirliği ile araç içinden ev aletlerinin kumanda edilmesini sağlayan teknolojiyi geliştirdiklerini duyurdu. Bu teknoloji ile tüm Toyota sürücülerinin günlük hayatı daha kolay ve konforlu olacak.
Otomobillerin ev aletlerine bağlanmasını sağlayan yeni nesil telematik sistemler geliştirmek üzere Haziran 2013’te anlaşma yapan Toyota ve Panasonic, o tarihten itibaren iki markanın “bulut sistemlerini” birbirine bağlayacak bir arayüz geliştirdi.
Bu sistem ile donatılan otomobilleri kullananlar, aracın GPS sistemine bağlı olan bir aplikasyon ile evden ayrılmadan önce örneğin klimanın kapatılmasını, eve gelmeden önce klimanın çalıştırılmasını, sıcaklık ayarının yapılabilmesine olanak sağlayabiliyor.
Bu teknolojinin ilk olarak bu yılın ikinci yarısından itibaren Japonya’da uygulanmaya başlanacağı duyuruldu.