Etiket arşivi: frankfurt otomobil fuarı

Frankfurt Otomobil Fuarı 2013: Citroen ve Cactus konsepti

CITROËN, 65’inci Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı’nda birçok yeniliği ve son teknolojilerini gün ışığına çıkarıyor. WTCC 2014’te Sebastian Loeb tarafından kullanılacak olan 380 beygirlik C-Elysée WTCC, CITROËN’in fuar gözdeleri arasında yer alıyor… Bir konseptten daha fazlasını ifade eden yeni nesil C segmenti öncüsü CITROËN CACTUS ve sahip olduğu dijital gösterge ekranları ile akıllı telefon ya da tabletleri aratmayan teknolojiyi lüks ile bir arada sunan C4 Picasso ve Grand C4 Picasso modelleri de fuarda sergileniyor olacak. Ayrıca lüks ve hızın birleşimi DS3 Cabriolet Racing Concept ve DS ruhuna göre tasarlanmış geleceğin SUV yansıması Wild Rubis, markanın yarınını temsil ediyorlar.

Otomotiv sektörünün en önemli vitrinlerinden biri olan ve 10 Eylül’de gerçekleşecek basın günü ile kapılarını ziyaretçilere açacak olan Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı’nda, Citroën’in yenilikleri ve son teknolojileri otomobil tutkunlarını bekliyor.

380 BEYGİR GÜCÜNDEKİ CITROËN C-ELYSÉE PİSTLERE ÇIKIYOR…

WTCC 2014’te Sebastian Loeb’ün direksiyon başına geçeceği C-Elysée; ilk olarak Eylül ayındaki 2013 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda vitrine çıkıyor. Dünya Ralli Şampiyonası’nda kazandığı başarılar ile markalar klasmanında 8 kez üst üste şampiyonluğunu ilan eden Citroën; WTCC’ye C-Elysée modeli ile katılarak, motor sporlarına verdiği önemin altını bir kez daha çiziyor. C-Elysée WTCC, 1,6 litrelik direkt enjeksiyon turboya sahip DS3 WRC ile aynı motoru paylaşıyor. Önden çekişli ve 6 vitesli bir şanzımana sahip olan C-Elysée toplam 380 hp güce sahip. 18 inçlik jantları ve kaslı ön tamponu ile dikkat çeken C-Elysée, arkada kullanılan kanat tasarımı ile tam bir yarış otomobili görünümü sunuyor.

Markanın globalleşme stratejisinde önemli bir yere sahip olan C-Elysée, Türkiye dışında Latin Amerika , Çin, Kuzey Afrika ve Rusya pazarlarında Citroën satışlarını artıran model olarak dikkat çekiyor. C-Elysée şimdiden hedeflerinin yüzde 30 üzerinde bir performans göstererek 30.000 adetlik satış rakamına ulaşmış durumda.

CITROËN CACTUS …

Citroën Cactus, konsept otomobilden çok daha fazlasını ifade ediyor. Crossover çizgisinin geleceğinin gerçek bir dışa vurumu olan Citroën Cactus; benzersiz tasarımı ve tüm yolcular için konforu, kullanılması kolay teknolojiler ile birlikte vaat ediyor. Birçok kişiselleştirilebilir unsurlara sahip olan ve ustaca tasarlanan Citroën Cactus, şık ve rahat bir ortam içerisinde kullanılan doğal malzemeleri ile karşı konulmaz bir keyif sunuyor.

Yalın ve fonksiyonel bir stil:
Verimlilik odaklı hafif ve aerodinamik tasarım
Teknolojik bir bakış ve dikkat çekici bir stil
Airbumps Teknolojisi : Sürücü ve yolcuları korumak üzere yaratılmış , hava kapsülleri içeren özel karoser kaplaması

Dahice tasarlanmış detaylar:
Tüm kumandaları, %100 dijital bir ekran etrafında bir araya getiren iç mekan
Daha fazla keyif ve konfor için tasarlanmış sıra tipi ön koltuk
Şık ve rahat bir ortam oluşturmak için kullanılan otantik ve doğal malzemeler

Kullanıcı dostu teknolojiler:
Hybrid Air teknolojisi ile sağlanan azaltılmış karbondioksit salımı
CITROËN Multicity ile kazanılan hızlı ve pratik bağlantı konforu

TEKNOLOJİ İLE GELEN benzersiz KONFOR…

Citroën C4 Picasso ve Grand C4 Picasso Frankfurt Otomobil Fuarı’nda sergilenen ve göze çarpan modeller arasında ilk sırada yer alıyor. Kısa süre önce piyasaya sunulmasına rağmen Avrupa’da şimdiden 16 bin adetten fazla satılan Citroën C4 Picasso, Citroen’in imzası olan ‘Créative Technologie’ anlayışının dile getirildiği yeni bir çağı da başlattı.
Yeni Citroën C4 Picasso; Yeni EMP 2 platformu, rekor düzeyde düşük karbondioksit salımı sağlayan çevreye duyarlı ve düşük yakıt tüketimi değerlerine sahip motorları ile segmentinde ilkleri yaşatan model olma özelliği taşıyor. Tüm bu özelliklerin yanı sıra, Yeni Citroën C4 Picasso’da yer alan dijital ekranların kalitesi ve fonksiyonelliği oldukça dikkat çekici. 12’’ yüksek çözünürlüklü panoramik ekranla bağdaştırılan % 100 dokunmatik bir sürüş ara yüzüne sahip 7’’’lik ikinci ekran konfor sunan teknolojileri ifade ediyor. Otomobilin 360 derece etrafının görülebilmesini sağlayan kamera sistemi (Bird view) , Citroën C4 Picasso ve Grand C4 Picasso’nun bir diğer teknolojik yeniliği olarak dikkat çekiyor.

PSA Peugeot Citroën Grubunun yeni şasi platformu EMP2’in (Efficient Modular Platform2), ilk kullanıldığı model olan yeni Citroën C4 Picasso; EMP2 platformu sayesinde bir önceki nesline göre 140 kg daha hafifletilmiş durumda. EMP2 platformunun verimliliği Yeni CITROËN C4 Picasso’ya 98 g/km CO2 ile sınıfının en düşük değerini sağlıyor. İdeal ve kompakt yeni oranlara sahip olan Grand C4 Picasso segmentindeki en uzun dingil mesafesine sahip.

C4 Picasso ( Uzunluk : 4,43 m / Genişlik : 1,83 m / Yükseklik : 1.61 m )
Grand C4 Picasso ( Uzunluk : 4.59 / Genişlik : 1,83 m / Yükseklik : 1.63 m )

Grand C4 Picasso aynı zamanda kendi segmentinde 2. ve 3. sırada sağladığı sınıfının en geniş oturma alanı ile de rakipsiz konumda bulunuyor.

Yeni CITROËN C4 Picasso ve Grand C4 Picasso, bir yandan CO2 salımlarını aşağıya çekerken, bir SCR modülü ile Euro 6 standardını karşılayan yeni BlueHDi motor donanımına da sahip. Bu motor donanımı, kategorisinde tamamıyla görülmemiş bir performans / tüketim dengesi sunuyor. Motor 150 beygirlik gücüne rağmen: manuel seçeneğinde sadece 110 g/km , otomatik vites seçeneğinde ise 117 g/km’lik CO2 değerlerine sahip oluyor.

KUSURSUZ ZEVK ; DS SERİSİ…
Citroën, Frankfurt Otomobil Fuarı‘nda DS serisinin iç modelinin yanısıra, serinin her daim sahip olduğu dinamik ve çekici çizgiyi otomobil tutkunlarına onaylatan DS3 Cabriolet modelini de sergileyecek. Beş kişilik cabrio keyfi yaşatan DS3 Cabriolet; her koşulda farkını hissettiren ve gerçekleştirdiği yenilik akımıyla üstü açılır otomobil segmentine renk katan özel bir model. DS3 Cabriolet, kendi sınıfında 5 kişilik olan tek araç olması ile fark yaratırken , 120km/s’a kadar olan hızlarda açılıp kapanabilen elektrikli tavanı ile de dikkat çekiyor. (12 sn’de açılabiliyor, 16 sn’de kapanabiliyor)

Dünya genelinde 2010 yılından beri satış adedi 370 bini geçen DS serisi; lüks anlayışını, eşsiz stil ve zarafet, güçlü yaratıcılık anlayışı ile birlikte Frankfurt Otomobil Fuarı’nda ziyaretçilere sunacak. Frankfurt Otomobil Fuarı ziyaretçileri DS serisi zerafetini yakından görebilecekler.

Cüretkâr, yüksek standartlara sahip, yaratıcı ve teknolojide de en ileri olan DS serisi, markanın dünya genelinde imajına çok önemli katkılar sağlıyor.

WILD RUBIS CONCEPT: DS İMZALI BİR MÜCEVHER

İlk kez Şangay otomobil fuarında tüm teknolojik yenilikleri ile otomobil severlerin karşısına çıkan Wild Rubis şimdi de Frankfurt Otomobil Fuarı ziyaretçileri ile buluşuyor.
DS çizgisinin yeni ifadesi Wild Rubis Concept, markanın arazi araçlarındaki geleceği hakkında fikir veriyor ve full- hybrid , plug – in teknolojilerini bünyesinde barındırıyor.
Benzersiz DS çizgisini sofistike bir şekilde sunan model, aynı zamanda güç ve zarafeti birleştiriyor. DS çizgisinin geçmişini takip eden güçlü ve vurgulu bir sunum: hem isyankar hem vahşi ama aynı zamanda da mükemmeliyetçi ve zarif oluşuyla dikkat çekiyor.
Wild Rubis konsepti, tam LED farlarıyla hipnotize edici bir bakışla bezeli gerçek mücevher gibi görünürken, Full-hibrid plug-in teknolojisi ile karşı konulmaz bir güç ve aynı zamanda çevreci bir yaklaşım sunuyor. 50 km menzil, destekle 295 beygir ve 43 g/km CO2.

DS FAUBOURG ADDICT: ZARAFETİN MODERN İFADESİ
CITROËN, DS serisinin dört modelini ( DS3, DS3 Cabriolet, DS4 ve DS5) Faubourg Addict isimli yeni dış tasarım tarzı ile sunuyor. Paris lüksünün ifadesi olan ve 2012 Pekin Fuarında sergilenen Numero 9 Concept’ten esinlenen Faubourg Addict versiyonunun detayları ise şöyle:
– Whisper ismi verilen mor geçişlere sahip yeni siyah gövde rengi
– DS3 Cabrio versiyonunda aracın tavanını oluşturan tentede DS imzası. DS3, DS4 versiyonlarında aynı imzayı panoromik cam tavanı kaplayan perdede görüyoruz. DS5’te ise bu özel imza kokpit tavanına yerleştirilmiş.
– Mücevher misali lazerle kazılı geçişlere sahip dikiz aynası çerçeveleri
– Whisper siyahı bombeleri olan, otomobille aynı renk tonu taşıyan elmas tıraşlı jantlar.
DS serisine ayrıca yeni renkler de eklenmiş durumda:
Tüm DS serisi otomobiller için yeni renk siyah , DS3 ve DS3 Cabriolet için ise ayrıca beyaz rengi tercih edilebilir. DS4 ve DS5 modelleri için sedefli beyaz rengi, yeni eklenen seçeneklerden biri olarak dikkat çekiyor.

HERKESİN ULAŞABİLECEĞİ VE HER KULLANIMA UYGUN YARATICI TEKNOLOJİLER…
Citroën, otomobil dünyasında yeni bir döneme geçiyor. EMP2 platformunun sunduğu imkânlar sürücülere kolay ve rahat bir sürüş sağlayacak yenilikler sunuyor. PSA Peugeot Citroën Grubu’nun alüminyum ve yüksek dirençli çelik kullanılan parçalardan ve farklı alışımlardan oluşan yeni şasi platformu EMP2 sayesinde; hafiflemiş araç ağırlığı, düşük yakıt tüketimi, düşük CO2 salınımı, konfor ve yüksek güvenlik avantajları tüketiciler ile buluşuyor.

EMP2 PLATFORMU: ETKİNLİK, HAFİFLİK ve modÜlErLiK
PSA gurubu tarafından geliştirilmiş olan yeni EMP2 platformu ilk olarak , yeni CITROËN C4 Picasso ve Grand C4 Picasso üzerinde kullanılıyor. EMP2 platformu, bir önceki platform nesline kıyasla, 70 kg’a varabilen bir ağırlık kazancı sağlamakla beraber modüler kullanıma da imkan sağlamakta. Bu yeni platform ile optimize edilmiş bir motor yelpazesinin bağdaştırılması, yeni CITROËN C4 Picasso ve Grand C4 Picasso’da 98 g/km’lik bir CO2 salınım düzeyinin tutturulmasına olanak tanımakta.
Benzersiz bir ön bloktan yola çıkan, EMP2 platformu ;
4 farklı ön tekerlek genişliği,
5 farklı dingil aralığı,
Sürüş mahalli ile kapı aralığının 2 ayrı sentezi,
2 arka aksam tasarımı,
5 veya 7 koltuklu kısa veya uzun versiyonlara ve elektrik hibrid tipte bir arka aksamın yerleştirilmesi olasılığına olanak veren yapıdan oluşuyor

Ağırlığın azaltılması ve CO2 salınımlarının düşmesi yeni EMP2 platformunun başlıca hedefleri, buna erişmek üzere, pek çok yaklaşım da daha ayrıntılı olarak incelendi:
Yenilikçi, alaşımlı (çok yüksek esneme sınırlı ve yüksek esneme sınırlı çelikler – THLE ve UHLE), kompozit ve alüminyum malzemelerin kullanımı (27 kg’lık bir kazanç)sağlandı,
İleri teknik düzeyde şekillendirme ve montaj (sıcak haddeleme, hidrolik presle biçimlendirme ve lazerli kaynaklar) süreci 10 kg’lık bir kazanca olanak verdi ,
Farklılaştırılabilir, uyarlanmış ve boyutları küçültülmüş modüller kullanıldı.

DAHA VERİMLİ MOTOR DONANIMLARI

Blue HDI: GÜÇLÜ, TUTUMLU VE ÇEVREYE SAYGILI…
CITROËN C4 Picasso, markanın Euro 6 standartlarını karşılayan bir BlueHDi motora sahip ilk modeli olarak dikkat çekiyor: BlueHDi 150, sadece 110g/km CO2 değerine sahip.Bunu sahip olduğu son teknoloji SCR modülü ile gerçekleştiriyor. SCR, her türlü koşul altında CO2 emisyonunu kontrol etmede kullanılan en etkin teknoloji olarak kabul ediliyor. Manuel ve 6 kademeli otomatik vites seçenekleri ile sunulacak olan BlueHDi motor yakın gelecekte ise 180 beygir versiyonu ile CITROËN DS5’de kullanılacak. EuroV motora göre %2 – %4 oranında düşük emisyon sağlıyor.

PURETECH BENZİNLİ MOTOR TEKNOLOJİSİ
Fransa’da tasarlanan ve üretilen, PureTech motor donanımları yenilikçi ve verimli ve tasarruflu teknolojileri kullanıyor.
(1 litrelik 68 beygir ve 1,2 litrelik 82 beygir) atmosferik versiyonlarında, 3 silindirli benzinli yeni motorun lansmanından sonra; Euro 6 standartlarına uyan ilk benzinli motoru, e-THP 130 turbo versiyonun gelişiyle büyüyor.
e-THP 130 motor donanımı, 5500/dd’de 130 hp’lik bir güçle ve 1750 dd’de 230 Nm’lik bir azami torkla performanslı yapısını gösteriyor. Ayrıca 110 g/km’lik bir CO2 salınımı oranıyla çevreye de saygılı bir duruş sürüyor.
e-THP 130 motor 2014’ten itibaren ilk olarak C4 modelinde kullanılmaya başlanacak.

HYBRID AIR TEKNOLOJİSİ

Citroën, yakıt tüketimi ile C02 emisyonlarını azaltma stratejisini sürekli geliştirerek sürdürüyor. Bu çığır açan yeni Hybrid Air teknolojisi ile yakıt tüketimi ve C02 emisyonlarının önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor.

Hybrid Air teknolojisi, CITROËN’in genlerine kazınmış bir teknik bilgi olan, hidrolikle bağdaştırılmış sıkıştırılmış havayı kullanıyor.

PSA Grubu tarafından geliştirilen Hybrid Air isimli hibrid teknolojisi, geleneksel benzinli motor, otomatik şanzıman, hidrolik pompa ve kompresörden oluşurken, bu parçalar aracın motor bölümünde yer alıyor.

Hibrit sistemin temelini oluşturan basınçlı hava ise ön koltukların arasına yerleştirilen tankta depolanıyor. Sistemin çalışmasında ise benzinli, hava ve benzin-hava karışımı olmak üzere üç farklı seçenek yer alıyor. Hava konumunda, sıkıştırılmış havanın oluşturacağı basınç, hidrolik motoru çalıştırıyor. Hidrolik motor, oluşturduğu momenti şanzıman ve diğer aksamlar üzerinde ön tekerleklere iletiyor. Diğer çalışma konumu olan benzinli-hava kısmında ise, benzinli motor devredeyken aracın güce ihtiyacı olmadığı durumlarda özellikle frenleme esnasında oluşan vakum, elektronik kontrol ünitesi tarafından basınçlı hava olacak şekilde depolanıyor Hybrid Air teknolojisi sayesinde yakıt tüketiminde yüzde 45’e varan bir ekonomi hedefleniyor.

Bu teknoloji, yeni CITROËN C3 (Ortalama 3 litre yakıt tüketimi , 69 g/km CO2) ve CACTUS konseptinde öne çıkartılıyor. .

CITROËN DS3 CABRIOLET RACING CONCEPT
Daha ilk bakıştan itibaren CITROËN DS3 Cabriolet Racing Concept , 19’’ jantları , dokulu mat ay karası gri boyası, bagaj, dikiz aynaları ve jantlar üzerindeki siyah krom aksesuarlarıyla, kişiselleştirilmiş sportifliği ön plana çıkarıyor. .
Konsept, 202 beygir üreten 1.6 litrelik bir motoru ile CITROËN Yarış otomobillerinin tüm teknik alt yapısını kullanılarak hazırlandı.
CITROËN DS3 Cabriolet Racing Concept, performans ve şıklığın karışımını temsil ediyor. Koltukların (Nappa çiçeği dolu deri, DS ve Alcantara yazısı desenli deri) üçlü bir kombinasyonla yeniden yorumlanması, gösterge paneli ve vites topuzunda kan kırmızı renginde sunulan DS çizgisine özgü, piko atkılı bir dikişle tamamlıyor. Koltuk çerçevesinin yanı sıra gösterge panelinin üzerinde de bir renk geçişi sağlıyor.

Frankfurt Otomobil Fuarı 2013: Chevrolet Corvette Stingray

Chevrolet’nin yeni spor otomobili Corvette Stingray, 2013 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda boy gösteriyor. ABD’de bu yaz satışa sunulan Corvette Stingray, yıl sonuna doğru Avrupa yollarıyla buluşacak.
Chevrolet Avrupa Başkanı ve İcra Direktörü Dr. Thomas Sedran, “Corvette, nesiller boyunca dünyanın her yerinden otomotiv meraklarının gözünde bir rüya-otomobil statüsüne sahip oldu. Yeni Stingray, safkan sürüş keyfi arayan sürücüler için benzersiz bir deneyim niteliğini taşıyor” dedi.

Gelmiş geçmiş en en güçlü standart Corvette
Standart olarak Z51 performans paketi ve yeni nesil manyetik sürüş kontrolü süspansiyonu ile donatılan Corvette Stingray, Avrupa pazarlarının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde donatıldı.
Corvette Stingray gücünü, 6.000 d/d’da 460 HP (343 kW) güç ve 4.600 d/d’da 630 Nm tork üreten yeni 6,2 litrelik LT1 kodlu V8 silindirli motorundan alıyor. Corvette Stingray, böylece 0-100 km/s hızlanmasını 4,2 saniyede tamamlıyor ve 1 g’lik viraj alma performansıyla göz dolduruyor.
Corvette Stingray, birçok ileri teknolojiyi bünyesinde barındırıyor; bunlardan bazıları:
• Vites seçimini öngörerek motor devrini her seferinde mükemmel vitese uyduran Aktif Devir Eşleştirmesi’ne sahip (Active Rev. Matching) yeni 7 vitesli manuell şanzıman
• Sakin sürüşlerde sadece dört silindirle yol almayı sağlayan Aktif Yakıt Yönetimi (Active Fuel Management)
• Önceki modelden yüzde 57 daha rijit ve 45 kg daha hafif yeni alüminyum şasi
• Kuru karter yağlamalı diferansiyel ve şanzıman soğutması
• 12 araç özelliğini sürücünün kendine göre uyarlamasını sağlayan beş moda sahip Sürüş Modu Selektörü (Drive Mode Selector)
• Pist modunda minimum tutunma kaybı ile en etkin kalkışı sağlayan Kalkış Kontrolü
• Yarış pistlerinden elde edilen bilgi birikimi ve deneyimle gelişririlen tamamen yeni dış tasarımın yanı sıra gerçek karbon ve alüminyumla bezenen elyapımı deri iç mekân.
Corvette Stringray sürücülerinin gözdesi olacak birçok özellikten birisi de programlanabilir start/finiş hız zamanlayıcısı.

Spor otomobilden kültür ikonuna
İkonik spor otomobilin uzun ve görkemli tarihinin en son ve en yetenekli modeli olan yeni Corvette Stingray, aynı zamanda en gelişmiş teknolojilerle etkileyici performansı 60 yıldan uzun bir süredir sunuyor.
Chevrolet Corvette, birçok ilke imza atarak; ABS’den Head-up Display’e ve manyetik adaptif sürüş kontrolüne kadar birçok önemli özellikle öncü oldu. Bir zamanlar sadece Corvette’e özgü özellikler olan çekiş kontrolü ve dört tekerlekten disk frenler artık Chevrolet ve GM otomobillerinin birçoğunda standart olarak sunuluyor.
Corvette, ilk 10 yılı boyunca sadece cabrio olarak üretildi. İlk olarak 1953’te piyasaya sürülen efsanevi Corvette C1, dünyada seri üretimi yapılan ilk fiberglas otomobillerden biri iken, 1963 yılında üretilen sabit tavanlı “bölünmüş arka pencereli” Corvette Stringray ise ikinci nesil Corvette’in başlangıcıydı ve bağımsız arka süspansiyonun ABD’deki ilk örneğiydi.
Corvette, 1981 devreye alınan ilk kompozit tek yapraklı arka yaylar gibi yenilikçi plastik ve kompozit parçaların kullanımında da sektöre liderlik etmeye devam etti. Bu yeni yay, yerini aldığı yaydan yüzde 80 daha düşük ağırlığa sahipti ve paslanmaya dayanıklı olmasıyla eşdeğer bir çelik yaydan beş kat daha uzun ömre sahipti. 1984’ün Corvette’inde radyatör deposu ve desteklerinin yanı sıra plastikten imal edilmiş motor kaputu da bulunuyordu. Bu motor kaputu o zamana kadar bir otomobilde kullanılan en büyük plastik parçaydı.
Adaptif Sürüş Kontrolü ilk kez 1989 üretimi Covette ile sunuldu ve Amerika’da imal edilen otomobiller içinde bu özelliğe sahip ilk otomobildi. Bu sistem, sürücünün amortisör sertliğini değişik sürüş modlarına göre ayarlayabilmesine imkân sağlıyordu. Sistemi yol yüzeyini okuyarak süspansiyonu buna uyarlıyor.
Covette, gelmiş geçmiş en ikonik Amerikan spor otomobillerinden birisi, ama Corvette’in fanatiklerinden bazıları da en az onun kadar ünlü. Corvette sahibi şöhretler listesi çok uzun; 1953 yılında üretilen Chevrolet Corvette C1’in elli birincisini alan John Wayne, Tom Cruise, Amarikalı kadın oyuncu Farrah Fawcett, Neil Armstrong ve Apollo programındaki astronot arkadaşlarının yanı sıra Paul Mc Cartney ile Jeff Beck gibi müzisyenler bu listede bulunan şöhretlerden bazıları.

Frankfurt Otomobil Fuarı 2013: Kia Niro konsepti

Kia, Frankfurt’ta düzenlenen 65. Uluslararası Otomobil Fuarı’nda (IAA) tanıtılacak olan yeni Avrupa konseptinin adının Kia Niro olduğunu teyit etti.
Kia Niro, tarzı ve kararlılığı ile şehir içi yollara çıkmaya hazır, geleceğin olası B-segmenti modeli izlenimi yaratıyor; bu model 10 Eylül tarihinde tanıtıldığında üzerinde yenilikçi bir yeni güç aktarma organının ön tanıtımını gerçekleştirecek. Araç, IAA’dan bir kilometreden daha az bir mesafede bulunan Kia Frankfurt tasarım stüdyosunda, Avrupa Baş Tasarımcısı Gregory Guillaume’nin idaresi altında tasarlandı.
Kendinden emin modern sürücülerin kendisini karşı karşıya bırakabileceği tüm zorlukları kabul eden Niro, ele avuca sığmaz karakterini, kompakt ve amaca yönelik boyutlarıyla, paslanmaz çelik öğeleri de içeren zıt malzemelerin karışımına sahip olan sağlam, dayanıklı ve şık gövdesi ile bir araya getiriyor.
Kia’nın bireyselliğe ve boyutlara önem veren ve de daha fazlasını talep eden sürücüler için yeni kompakt araç seçeneği arayışını sürdürme kararlılığından doğan Niro, her zaman küçük ebatlı araçlarla ilişkilendirilemeyecek olan ilgi çekici detaylara sahiptir ve Avrupai zevkler ile beklentiler göz önünde bulundurularak Avrupa’da yaratılmıştır.
Niro’nun Frankfurt’taki ile tanıtımı, geleceğin showroom modellerine yönelik müşteri tepkisi potansiyelini ölçmek için bir araç olarak kullanılacak.

Frankfurt Otomobil Fuarı 2013 : Makyajlı Dacia Duster

Yeni Dacia Duster’ın dış tasarımı, her koşulun otomobili olduğuna dair stilini vurgulayacak biçimde iyileştirildi. Aracın iç mekanı ise yeni ön göğüs ve döşemeler ile yeniden tasarlandı. Okumaya devam et

Frankfurt Otomobil Fuarı 2013: Mazda3 sergileniyor

Büyüleyici, yetenekli, üstün bağlantı özelliklerine sahip: Yeni Mazda3, bu yıl Frankfurt’ta düzenlenecek olan Uluslararası Otomobil Fuarında (IAA) Mazda standının en dikkat çekici modeli olacak. Okumaya devam et