Volvo Car Group, gelecekteki elektrikli araçların enerji kullanımını artırabilmek adına, hafif yapılı enerji depolama bileşenleri için devrimci bir konsept geliştirdi. Karbon lifler, nano yapılı piller ve süper kondansatörden oluşan sistem, hafif yapısının yanında otomobilde de daha az alan kaplıyor. Maliyet açısından da daha verimli olan yeni bileşen oldukça çevre dostu.
Avrupa Birliği Araştırma Projesi’nin bir parçası olarak finanse edilen bu proje, Imperial College London’ın akademik proje liderliğinde, sekiz büyük katılımcı tarafından geliştirildi. Volvo, projedeki tek otomobil üreticisi olurken; proje takımı, günümüzün hibrid ve elektrikli otomobillerindeki geniş boyutlu, fazla ağır ve yüksek maliyetli sistemlerin geliştirilmesi için uygun bir çözüm aradı. Buradaki amaç güç ve performans için gerekli etkin kapasiteyi de korumaktı. Araştırma projesi, 3.5 yılın üzerinde sürdü ve bir Volvo S80 deneysel otomobilin gövde panelleri üstünde gerçeğe dönüştü.

Volvo Car 2
Devrim
Çok gelişmiş nano-materyaller ve süper kapasitörler oluşturabilmek için aranan cevap, karbon lifler ve polimer reçine kombinasyonunda bulundu. Karbon liflerle güçlendirilmiş yeni piller; kapı panelleri, bagaj kapağı ve çamurluklar gibi otomobilin genel yapısına uyacak şekilde kalıplandırıldırken, önemli ölçüde alan tasarrufunda bulunuldu. İlk katman olan karbon fiber yaprakları, şekillendirme ve sertleştirme için bir fırın içinde vulkanize edildi ve süper kapasitörler de bu bileşenin yapısına entegre edildi. Elde edilen malzeme, enerji depolamak ve şarj edebilmek için klasik gövde panellerinin yerini aldı ve bir anlamda aracın bütününü çevreledi. Yeni materyal, otomobildeki fren enerjisi geri kazanım sisteminden ya da elektrik şebekesine bağlanarak şarj edilebiliyor. Daha sonra otomobilde şarjı azalmış ya da bitmiş tüm elektrik motorlarına enerji aktarımında bulunabiliyor.
Bu yeni devrimsel buluş gösteriyor ki, geleneksel pillerden sadece daha hızlı şarj olma ve depolama anlamındaki üstünlüğü ile değil, güç ve esneklik anlamında da fark yaratıyor.
Şimdiye kadarki sonuçlar
Volvo Car Group test ve geliştirme aşamaları için iki bileşen yaratarak teknolojiyi değerlendirmiş durumda. Bunlar, Volvo S80 dahilinde test edilen bir bagaj kapağı ve plenum kutusu.
Bagaj kapağı, elektrikle çalışan işlevsel bir depolama bileşeni ve günümüz otomobillerinde görülen standart pillerin yerini alma potansiyeline sahip. Standart bir bagaj kapağından daha hafif ki, bu da hem hacim hem de ağırlıktan tasarruf edilmesini sağlıyor.
Yeni plenum, aynı zamanda hem otomobili önden stabilize eden güçlü bir yapısal parça olan kule gergisinin hem de start/stop bataryasının yerini alabileceğini gösteriyor. Bu ağırlık açısından yüzde 50’nin üzerinde tasarruf sağlıyor ve otomobilin 12 Volt sistemine enerji sağlayacak kadar güçlü.
Elektrikli bir otomobilin var olan bileşenlerinin tamamen yeni materyal ile değiştirilmesinin toplam ağırlığı yüzde 15’ten fazla oranda azaltacağı düşünülüyor. Bu sadece uygun maliyetli değil aynı zamanda çevreye etkisi üzerindeki iyileştirmeler sağlayacak bir seçenek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz